Apartmanlarda risk değerlendirmesi nasıl yapılır?

Apartmanlarda risk değerlendirmesi nasıl yapılır?
 
Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’na göre 1 Ocak 2013’ten itibaren apartmanlarda risk değerlendirmesi yaptırmak zorunlu. Ancak izleyeceğiniz adımları ve ne kadar para harcayacağınızı bilmiyorsunuz. İşte apartmanlarda risk değerlendirmesi nasıl yapılır?
Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası 30 Aralık 2012’de yürürlüğe girdi. Yasaya göre, kapıcı veya güvenlik gibi görevli çalıştıran apartmanlar 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren risk değerlendirmesi yapmak zorunda. Risk değerlendirmesi yaptırmak için en az bir çalışanın olması yeterli. Bu durumda kat malikleri işveren olarak değerlendirilecek ve söz konusu tarihten itibaren risk değerlendirmesi yapmaları mecbur olacak.  
Yasa neyi amaçlıyor? 
Öncelikli olarak yasanın amacına değinmek yerinde olacaktır. Söz konusu mevzuat risk değerlendirmesi kavramını şu şekilde açıklıyor; “İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile tehlikelerden kaynaklanan risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla yapılması gerekli çalışmalar”.
 
Yine aynı mevzuat işverenlerin yükümlülüklerini de belirtiyor: 
 
İşveren; çalışma ortamının ve çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlama, sürdürme ve geliştirme amacı ile iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.
 
Risk değerlendirmesinin gerçekleştirilmiş olması; işverenin, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
 
İşveren, risk değerlendirmesi çalışmalarında görevlendirilen kişi veya kişilere risk değerlendirmesi ile ilgili ihtiyaç duydukları her türlü bilgi ve belgeyi temin eder.
 
İşveren, risk değerlendirmesi çalışmalarında görevlendirilen kişi veya kişilerin görevlerini yerine getirmeleri amacıyla araç, gereç, mekan ve zaman gibi gerekli bütün ihtiyaçlarını karşılar, görevlerini yürütmeleri sebebiyle hak ve yetkilerini kısıtlayamaz.
 
Yasanın da dile getirdiği üzere risk değerlendirmesi, çalışanların sağlıklı ve tehlikesiz koşullar altında görevlerini getirmesini amaçlıyor. 
 
Gelelim apartman sakinlerinin izleyeceği adımlara…
En az bir çalışanın bulunduğu bir apartmanda yaşıyor ve risk değerlendirmesini nasıl yaptıracağınızı bilmiyorsunuz diyelim. Eğer söz konusu olan küçük ölçekli bir apartmansa (mesela; tek blok, tek çalışanlı) herhangi bir risk değerlemesi yapan firmayla anlaşmanıza gerek yok, değerlendirmenizi kendiniz yapabilirsiniz. Bunun için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı‘nın resmi internet sitesine tıklayarak, Bakanlığın yayınladığı formlara ulaşıyorsunuz. Ondan sonra yapmanız gereken ise çok basit;  Formu doldurup, muhafaza edeceksiniz ve bağlı bulunan Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü müfettişinin denetlemeye geldiği gün de yetkiliye göstereceksiniz. 
 
Ancak yaşadığınız yer büyük ölçekliyse risk değerlendirmesi yapan bir firmayla anlaşarak, değerlendirmenizi yaptırabilirsiniz. Bu durumda ise firma, risk değerlemesi yapılacak yere bir uzman göndererek, keşif yaptırır. Ve bina özelliklerine ve çalışan sayısına göre değişen değerlendirmesini hazırlayarak size teslim eder. 
 
 
Apartman Risk değerlendirmesi yaptırmanın maliyeti nedir? 
Risk değerlendirmesi yaptırmak üzere anlaştığınız firmaya ne kadar ücret ödeyeceğiniz konusunda ise işin uzmanına danıştık. İSG İstanbul İş Güvenliği Uzmanı ve Çevre Mühendisi Murat Bilik, “Eğer tek görevlisi olan bir apartmana risk değerlemesi yaptıracaksanız, 300 TL + KDV’yi gözden çıkarmanız gerekiyor. Bu rakamlar Bakanlığın belirlediği asgari ücretler” dedi. Değerlendirme fiyatının binanın risk unsuruyla orantılı olduğunu söyleyen Uzman Murat Bilik, “Eğer birden fazla bloğa sahip bir yerde yaşıyorsanız, bu durumda blok başına 300 TL + KDV  gibi bir ücret ödemeniz gerekiyor” açıklamasını yaptı. 
 
Risk değerlemesi kaç yıl geçerli?
Risk değerlendirmesi raporunun 2 ile 6 yıl arasında geçerlilik süresi olduğuna vurgu yapan Murat Bilik, “Bu süre binanın tehlike durumuna göre değişiyor. Bu durumda karşımıza üç kategori çıkıyor; Tehlikeli bina, az tehlikeli bina ve çok tehlikeli bina. Eğer söz konusu olan az tehlikeli bir binaysa değerleme 6 yıl geçerli olacak. Bina tehlikeli bina kategorisine giriyorsa, bu süre 4 yıla inecek. Çok tehlikeli bir binada ise değerlendirme 2 yıl geçerli olacak” değerlendirmesinde bulundu. Ancak apartmanların tamamının az tehlikeli sınıfta bulunduğunun altını çizen Bilik, “Bahsettiğimiz tehlike sınıfı farklı sektörlerde faaliyet gösteren işyerleri için geçerli. Bu tehlike sınıfları da tehlike sınıfları tebliğinden öğrenilecek” dedi. 


İşin bir de ceza boyutu var
 Apartman Risk değerlendirmesi yapmanız için süre 1 Ocak 2013 tarihinde başladı. Bu süreyi takiben değerlendirmenizi yapmadığınız her ay için 3 bin 284 TL para cezası ödeyeceksiniz. Müfettişlerin ne zaman denetlemeye geleceği ise belli değil. Denetleme günü gelip çattığında, değerlendirmenizi hala yaptırmadıysanız her ay için ayrı ayrı bu para cezasını ödemek durumunda kalacaksınız demektir.   

5 Yorum = “Apartmanlarda risk değerlendirmesi nasıl yapılır?

  1. ilk apartman değerlendirmesi için , uzman, hekim vb. ihtiyacı bulunmamakta. Apartman görevlisi, yönetici ve bir apartman oturanından olusan komite yeterli. 2014 yılından sonra yapılacak olan değerlendirmeler için uzman gerekli olacak..

  2. Apartman yöneticileri Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı'nın yayınladığı "check-list" i doldurmakla risk analizi yapmış olmuyorlar. Riski de önlemek için hiçbir şey yapmıyorlar. İşin kolayı bulunmuş bir anlamda. Gerçekten iş güvenliği kültürünü kazanmak istiyorsak "Türk gibi düşünmeyi" bir kenara bırakalım artık. İşin gereğini ciddiyeti ile yaptıralım. Hangi Apartman yöneticisi riski belirleyip bir de önlemi alabilir ? Herkes işin kolay tarafına odaklanıyor. Bakanlığın checklist uygulaması da risk değerlendirme sürecinin ciddiyetine gölge düşürmüş durumda.

  3. Checklist yöntemi hiç olmazsa insanların biraz etrafına bakıp, kafayı çalıştırıp bazı risklerin farkına varmalarına neden oluyorsa bu bile büyük bir faydadır. Daha iyisini hepimiz isteriz. Ama insanların bilinçlenmesini sağlamak için önce böyle basit, herkesin yapabileceği metotları zorunlu kılmak gerekiyor. İlkokulda verilen ödevler gibi. Ama ne işe yaradığını çok sonraları fark ediyorsunuz.

Yoruk Ekle